taklit markalar

büyük harf ile olmali :

puma - pumr , plima

besmele

işe başlamadan önce söylenmesi sünnettir de millete " bak ben besmele çeken bir insanım " mesajı vermek nedir , onu anlamıyorum. bazılarının sırf şekil olsun diye böyle şeyler yaptıklarına inanmaya başlamış durumdayım. birkaç metreden duyulabilecek şekilde çekilen besmelenin biraz da gösterişe kaçtığına inanıyorum.

alayina sokayim

tutanaklar , toplantılar , koşuşturma , lan geç kalmayayım , az sonra hallediyorum , hata nerede ...
veee anahtar cümle : alayına sokayım . o ne rahatlıktır öyle ! gün boyunca sıkıştırmış slip donu çıkarmaktır adeta . sonrasında her şeyi koyverirsin , en azından bir yarım saatlik , daha uzun sürenlerini de yaşadım.
ne kadar sürerse sürsün , en gergin anlarda , en sıkıştığın anda gelen " alayına sokayım " orgazmı yaşanasıdır.

turk milleti neden okumaz

cevabı gayet basit bir sorudur.
neden okumaz türk milleti ? çünkü türk milleti her şeyi bilir arkadaş her şeyi bilir.
maç seyrederken teknik direktöre akıl verir ; maç biter , çayını söyler , vatanı kurtarır. ne olacak lan öğretmenlik yapmaya , diyen biz değil miyiz ? doktorluk da kolay hani , hep aynı ilaçları yazıyorlar .
bu yüzden bir manken , şarkıcı olur , hakan şükür milletvekili adayı ... pardon o önce "evet" şapkası takmıştı.
kitaplardan öğrenecek bir şey yok özetle.

mutluluk bile aci veriyor cunku sonu var biliyorum

-dün akşam paris hilton'la beraberdik.
- acı vermiştir lan...
- kime , paris'e mi ?
-yok lan sana.
- niye acı versin abi , hatunun öyle kırbacı falan yok ki ...
-hani , bitti ya sonuçta ondan dedimdi.
-bu yüzden bütün parisler haram sana !

ya da şöyle olabilir :

urfa kebap bile acı veriyor çünkü sonu var biliyorum
ulan zaten acılı değil miydi ? neyse sonuçta bitecek. sonuç : acı veriyor!

tiyatrocu

zor durumdadır kendileri. tek seçenekleri vardır , televizyona geçiş .
son zamanlardaki olaylara ve açıklamalarla tekrar gündeme gelmişlerdir. en azından konuşulması bile güzel. orman yangınından sonra "iyi yönünden bakalım , keneler de öldü sonuçta ! " diyen çevre bakanı gibi hissettim kendimi bak şimdi.
izlenmemelerini , zor şartlarda olduklarını bir kenara bırakalım , saygı da yok artık.
şöyle ki sahnedesin , en önde biri sakız çiğniyor , sen de sakız çiğniyor gibi yaparak veriyorsun eleştiriyi. klasik müziği konserinde birinin telefonu çalmıştı da koca orkestra zil sesini tekrarlamıştı bir seferinde de . neyse konuya gelelim . var mı bir kötülük ? tiyatro da sakız çiğnenmez değil mi ?
bazen baltayı taşa vurursun bilmeden . örneğin öğretmenin müdürün çocuğunu cezalandırması gibi . başına gelecekler müdüre göre değişir. kimi karışmaz , kimi " benim çocuğa artistlik ha!" triplerine girer.
bakalım neler gelecek tolga tuncer'in başına ? çünkü sakız çiğnemesini taklit ettiği kişi başbakanın kızıydı . gerçi ne olacağı malum . ertuğrul günay - kendileri kültür bakanı olur - devlet tiyatrolarını kapatmaktan bahsetti . kapatsak iyiymiş. o değil de şimdi bir iki zırtapoz çıkacak "olur mu öyle şey " diyecek , canını sıkacaklar adamın.

dudaga yapilan pansuman

böyle peçete ile dudağa "pıt pıt " vurarak ( ses çıkmamalı ama ) yapılan pansumandır. günümüzün kibarlık göstergelerinden biridir.
kimi sözcükler ve davranışlar değişir , evrimleşir zamanla. "tuvalet"e "lavabo" dememizin sebebi budur.
yemekten ağız temizleme eylemi de zamanla kendini bulmuş , dudağa peçete ile ince ince dokunmaya dönüşmüştür , hayırlı olsundur. aksini yaparsan , peçeteyi bir taraftan diğer tarafa çekersen mesela ... cık , cık ,cık ... yapma öyle , kibar ol.

24 yasindan kucuk oldugun icin konsere gidememek

18 yaşında her türlü yere girebilen insanın alkollü bir mekana girememesi nasıl bir çelişkidir. ehliyet alabilrsin , oy kullanabilirsin , evlenebilirsin ... evlenmek ailenin rızasıyla daha erken yaşta bile kanunidir.
demek ki 18 yaşını doldurmuş birey birçok sorumluluğu , hem de ne sorumluluklar, kaldırabilir. ama aklı ermez de kandırırlar onu pis alkolikler değil mi ? tıksırıncaya kadar içirip aklını alırlar yavrucağın . şimdi bu yapılan içkiye karşı yapılan atak değil de nedir ?
evet , içmesin insanlar . çünkü kimi bilmez içmeyi. kavga çıkarır , parasını dağıtır , katil olur ... bazısı biner arabasına f1 pilotu olur da can yakar. ama bunları önlemek yasak ile olmaz arkadaş . 24 yaşından büyükler alkol alıp götü başı dağıtmaz diye bir şey de yok zaten. yasaklar cazip gelir insana. istediğin kadar yasakla, daha da merak konusu olacaktır insanlar arasında.
yanlışı seçme hakkı da veriyorken doğruyu seçtirebilmek gerekir.

ingilizce yol tarif etmek

after thirty five kilometre you will see .

seni sonsuza dek sevecegim

insan bir duruma girdiğinde hiç çıkamayacak zanneder. olumlu ya da olumsuz fark etmez . sağlığımızı hiç kaybetmeyeceğiz zannederiz mesela . ölmek ne kadar da uzak!
aşık insan da böyledir fikrime göre . hep sevecek sanar , hep tatlı gelecek ona sevdiği ... öyle olmuyor işte , bir süre sonra batmaya başlıyor bir şeyler . çıkarasın geliyor.
sevgi saygıya dönüşür , alışkanlığa dönüşür o zaman ömür boyu sürer belki. ama aşk olmak , hep karşındakini düşünmek , gerekirse fedakarlığın en büyüğünü yapmak... işte onlar tırt ! canım cicim ayları geçince görürüm ben seni.

sevismek sevmekten gelir

birbiri özleyen çiftler ilk fırsatta sevişirler ki çok normaldir." ben öyle şeyler düşünmeden seviyorum " yalanına kimse inanmaz. mecnun leyla'ya kavuşsaydı ne yapacaklardı sanıyordunuz ki ? hey yavrum hey !

yerin kulagi vardir

apollon , kral midas'ı cezalandırır ve eşek kulaklı yapar. midas şapkaydı , takkeydi derken saklar kulaklarını ama berber görür tabii . iyice tembihlenen berber kimseye ses etmez ama bu sır ona ağır gelmektedir. gider bir kuyuya bağırır sırrı . sonra herkes öğrenir. "yerin kulağı vardır " deyimi de burdan gelir.
neredeyse tamamı mecaz anlamlı olan deyimlerin gerçek anlamdan yola çıkmış olması da ne gariptir.

seks sonrasi sirt ustu yatarken kizlarin soyledikleri

sessizce beklerken şunu söylemektedirler : bana değerli olduğumu hissettir , güzel şeyler söyle , sıcak davran .
eğer gerekeni yapmazsan kendilerini kötü hisseder kızlar , nedense -yabancıları bilmem de - türk kızları seks yaptıklarında özveride bulunduklarını düşünürler. aslında senin için bir şey yapmışlardır , bir fedakarlıktır bu ve sen bunun kıymetini bilmezsen , örneğin sigara almak için kalkarsan yataktan yandım ki ne yandın . sessizliği ile döver seni haberin olmaz.

bak uzunlari kapatiyorum tribi

duyarlıyım bak kapatıyorum , demeye çalışan insan davranışı.
bak duyarlı arkadaşım , özellikle virajlarda yapma bunu , yapma gözünü seveyim. zaten farların fark ediliyor , fark edilmediği ya da ışığın azaldığı anlarda anlıyorum ki kısayla geliyorsun . öyle uzunlarını gösterdiğin zaman - zaten neredeyse kafa kafayayız - kapatmanın anlamı yok biraderim. tamam mı ? bundan sonra öyle yap .

kaptan magara adami

divit uçları vardır , hokkalar falan ... çocuktum , meraklıydım tabii. hokkadaki mürekkep dökülmezdi hepimiz bilirdik de neden ? aldım elime mürekkebi , diğer elimde hokka ... aynı anda başladım çevirmeye , farkı görecektim. öyle dökülmez bu demekle olmazdı , anlamam lazımdı ne olduğunu . az sonra başlayacaktı kaptan mağara adamı ve biraz vaktim vardı. kendimce değerlendiriyordum zamanımı. mürekkep halıya döküldü . anlayamadım ne olduğunu ve hokka bana kibirli kibirli bakıyordu. sonra fark ettim ki annem de bakıyor kapıdan . banyoya doğru gitti , süpürgeyi kaptı . kaptan mağara anasıydı artık , televizyona baktım ,kurtarır mıydı beni ? yoktu koduğum kaptan , başlamamıştı .tek seçeneğim vardı : road runner olacaktım. olamadım , inceden yedim kıçıma süpürgeyi. ama en çok o gün kaptan mağara adamı'nı izleyemediğime üzüldüm.

erkek arkadasini ayrilmakla tehdit eden kiz

bazen işe yarar da kimi yemez bunları. yememeli zaten , bir kere kabullendin mi -kız olsun erkek olsun fark etmez- ağzına sıçarlar. en iyi vuruş ayak içi , falsolu olanıdır. hem estetiktir , hem de çok can yakmaz.

linkleri gormek icin uye olmaniz gerekmektedir

üye olacağımı mı sandın şerefsiz ? zaten gelmişim tıklamışım siteni , daha ne istiyorsun ? şu kadar üyemiz var , diyeceksin diye ne lan bu dayatma ? kaç tanesi aktif o üyelerin?

ozgur dusunce

konuşacaksan ya da yazacaksan asla özgür olamaz düşünceler. birileri çıkar , bağırır , çağırır. daha radikali gelip kesebilir götünü. tutamayacağın kakan da özgürün önde gideni olur sonra.
bak bugün müjdat gezen'i , hıncal uluç'u tartışıyoruz. çıkar ne düşünüyorsak söyleriz. ancak kendinize sorun bakalım kaç kişi dalmak istiyor bunlara ? bizimki gibi toplumlarda zordur özgür düşünmek.

fc barcelona

ne zaman sıkılacaklar diye bekliyorum. yeni bir oyun alrsın , başta zevklidir , sonra iyi olmaya başlarsın. en sonunda hayvanlar gibi oynuyorsundur ve sıkılırsın . barcelona'nın başına bu gelecek sanırım.
ayrıca taraftarının ruh halini de merak ediyorum. takımın sahada ve en az 3-4 atarlar buna eminsin. garip bir duygu olsa gerek.

arkadaslari salca ekmek yerken havyar ekmek yiyen cocuk

hepimizi temsil eder bu çocuk . hastaneye gidecek parası olmayan insanlar varken daha iyi arabaları isteyen biz değil miyiz ? soğuktan donan evsizleri umursamayıp ikinci , üçüncü evi almanın hesabını uzaylılar yapmıyor kusura bakmayın.
kimse , arkadaşları salça ekmek yerken havyar yiyen çocuğa sallamasın şimdi. o havyarı hepimiz yiyoruz , gerisi sikimizde değil !
dilenciye verdiğiniz üç-beş kuruşla vicdanınızı rahatlamayın , yardım edilmesi gereken insanı arayıp kaç kere derdine derman oldunuz ?